cografyam.org

Cografya Egitim Sitesi

EKOSİSTEM ve MADDE DÖNGÜSÜ

Biyosfer

Canlıların yaşamlarını sürdürebildikleri Litosfer, Hidrosfer ve Atmosferin bölümleridir.

Yapılan araştırmalar, canlıların toprak yüzeyinden 10 metre derinliğe ve 120 metre yüksekliğe kadar yaşayabildiklerini göstermektedir. Daha yükseklerde ise geçici olarak yaşayan kuş, bakteri ve virüslere rastlanmaktadır. Deniz ve göllerde ise canlıların büyük kısmı güneş ışınlarının erişebildiği ilk 100 metrelik derinlikte su yüzeyine yakın tabaka içinde yaşamaktadır.

Ekosistem

Belli bir alanda yaşayan ve birbirleriyle etkileşim içerisinde bulunan canlılar ile bunların cansız çevrelerinin oluşturduğu bütündür.

Habitat

Aynı tür canlı topluluklarının yaşadığı alan

Biyom

Benzer bitki ve hayvan topluluklarını barındıran bölgelere denir.

Karasal biyomlar hakim bitki türlerine göre, su biyomları ise suyun özelliklerine göre sınışandırılır.

 

1.FİZİKİ FAKTÖRLER

İklim

Bitkilerin doğal ortamda gelişmesi ve büyümesi için belirli bir sıcaklığa ihtiyaç vardır. Çoğu bitki türü için sınırlayıcı en alt ve enüst sıcaklık –40°C ile +40°C arasındadır.Bitkiler farklı sıcaklık isteklerine bağlı olarak Ekvator’dan kutuplara ve deniz seviyesinden yükseklere doğru sıralanmıştır.

 

Örnek:

Yandaki grafik, Karadeniz bölgesinin denize bakan yamaçlarında orman katlarını göstermektedir. Bu yamaçlara düşen yağış miktarının yeterli olduğu göz önüne alınırsa, ağaç cinsinde görülen bu farklılaşma ne ile açıklanabilir?
A) Sıcaklık değişmesiyle
B) Toprak çeşidiyle
C) Toprak derinliğiyle
D) Denize olan uzaklıkla
E) Yamaçtaki eğim değişmeleriyle

Çözüm:
Yükselti arttıkça sıcaklık azaldığından, daha yüksek yamaçlarda ısı kaybını azaltan iğne yapraklı türlere geçiş olur.
Yanıt A

Örnek:
Aşağıdaki tabloda iklim tiplerine göre, bazı doğal bitki örtülerinin yetiştikleri yükselti aralıkları metre cinsinden verilmiştir.

Bu bilgilere dayanarak, tabloda verilen doğal bitki örtüleri, iklim tipleri ve yükselti aralıkları için aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
A) Dağ çayırı ve iğne yapraklı orman, verilen iklim tiplerinin tümünde görülebilir.
B) Belli bir doğal bitki örtüsünün yetişme sınırı, Ekvatoral iklim bölgesine yaklaşıldıkça yükselir.
C) Belli bir doğal bitki örtüsünün yetişmesi için uygun koşullar, farklı iklim tiplerinde farklı yükselti aralıklarında bulunur.
D) Belli bir doğal bitki örtüsünün görüldüğü yükselti aralıkları, bazı iklim tiplerinde bir ölçüde örtüşür.
E) Karışık ormanın, ortak kuşak karasal ve subtropikal iklim tiplerinde görülmemesi aynı nedene bağlıdır.

Çözüm:
Dağ çayırları ve iğne yapraklı orman sınırının Ekvator’a doğru yükseğe çıkması güneş şıınlarının düşme açısıyla ilgilidir. Orta kuşakta, karasal iklim alanlarında karışık orman bulunması enlemle ilgili değil deniz etkisine kapalı olduğundan sıcaklığın düşük oluşuyla ilgilidir.
Yanıt E

Su, bitkiler için yaşamsal önem taşır. Bitkiler ihtiyaç duydukları suyu yağış, hava ve toprağın neminden alırlar.
Bitkiler yapılarında bulunması gereken su miktarını sağlayamazlarsa yaşamsal fonksiyonlarını yitirirler.

Bitkilerin yeryüzüne dağılışı, hayvanların dağılışını doğrudan etkiler. Her iklim kuşağında bulunan bitki örtüsünün, kendine özgü hayvan toplulukları vardır.

Sıcaklık ve nemin azaldığı yerlerde hayvan ve bitki türleri azalış gösterir.

Bitki ve hayvan türleri yaşamlarını sürdürebilmek için bulundukları ortamın iklim koşullarına uyum sağlamak (adaptasyon) zorundadır. Dünyanın farklı bölgelerinde adaptasyon nasıl gerçekleşir, örnekleyelim.

Tropikal yağmur ormanları Ekvatoral kuşağın uzun boylu, geniş (yayvan) yapraklı ve sık ağaçlarından oluşur. Yapraklarını dökmezler yılboyunca yeşil kalır.

Sürekli ve bol yağış ile yüksek sıcaklık yağmur ormanlarının oluşmasını sağlamıştır.

Not:Ekvatoral yağmur ormanları dünyanın en zengin doğal yaşam alanlarıdır. Yeryüzündeki bitki ve hayvan türlerinin %70’ini barındırır.

Tropikal (sıcak) Çöller: Aşırı kuraklık ve yüksek sıcaklığa sahiptir.

Yüksek sıcaklık ve yağış azlığı bitki ve hayvan yaşamını sınırlandırmıştır. Bu nedenle çöller bitki ve hayvan türleri bakımından fakirdir.

Çöllerde suyun azlığı bitkiler ve hayvanlar için en önemli sorundur.

Kutup (soğuk) Çölleri: buzlarla kaplı olduğu için yağış alan kıyı kesimleri dışındaki yerlerde bitki ve hayvan yaşamı yoktur.

Kutuplarda yaşayan hayvanlar düşüksıcaklıklara ve besin yetersizliğine uyum sağlamak zorundadır. Bu yüzden derileri kalın ve yağlıdır.

Yer Şekileri

Yer şekillerinin engebeli olduğu dağlık bölgelerde, birbirine çok yakın alanlarda görülen iklim farklılığı, canlı yaşamı üzerinde de çeşitliliklere neden olmuştur. Dağların denize bakan yamaçlarında ılıman iklim koşullarına bağlı olarak tür çeşitliliği fazla iken, içe bakan yamaçlarda azdır.

Örneğin;
Toroslar ve Kuzey Anadolu sıradağlarının kuzey ve güney kesimleri farklı bitki türlerinin yayıldığı yerlerdir. Kara ve denizlerin dağılımı, canlıların yeryüzüne yayılışını etkiler. Denizler karalarda yaşayan canlılar için, karalar ise denizlerde yaşayan canlılar için yayılmaya engeldir.

Boğazlar, kanallar ve geçitler kara ve denizler arasında canlı türlerinin geçişine imkan sağlayabilir.

Örneğin;
Süveyş kanalının açılmasıyla Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint okyanusu arasında bitki ve hayvan türü geçişleri olmuştur.

Toprak

Toprağın fiziksel yapısı, kimyasal özellikleri, nem, sıcaklık ve canlı organizmalar bitki ve hayvanların yaşam alanı seçimlerinde etkili olur.

 

2.BİYOLOJİK FAKTÖRLER

Biyolojik çeşitliliği tehdit eden insan kaynaklı bir çok faktör vardır. Bunlar;

Çayır–mera ve yaylaların aşırı otlatılması
Toprak aşınması ve süpürülmesi (Erozyon)
Nüfus artışına bağlı olarak şehirlerin yayılış alanının genişlemesi
Tarımda kullanılan kimyasal maddeler
Sanayi atıkları
Evsel atıklar
Ormanların tahrip edilmesi
Orman yangınları

 

Örnek:
Aşağıdakilerden hangisi ormanların tahrip edilmesi sonucu ortaya çıkan sorunlardan biri değildir?
A) Yabani hayvan türlerinin azalması
B) Su taşkınlarının artması
C) Erozyonun artması
D) Hava kirliliğinin artması
E) Otlakların verimsizleşmesi

Çözüm:
Mera ve otlaklar orman dışı alanlardır. Orman tahribi sonucu otlaklar verimsizleşmez.
Yanıt E

 

3.PALEOCOĞRAFYA

a. Kıtaların Kayması
Jeolojik devirlerde kıtaların birbirinden ayrılması ve  canlıların yeryüzüne dağılışını önemli ölçüde etkilemiştir.

b. İklim Değişiklikleri
İklim değişiklikleri bazı canlı türlerinin yok olmasında, bazı türlerin çevreye uyum sağlamasında veya göç etmesinde önemli bir etmendir. İklim değişikliğine bağlı olarak deniz seviyesinde meydana gelen değişimler kıyılarda canlı yaşamını olumsuz etkilemiş, bazı türler yok olmuştur.Buzullaşma da yeryüzünde canlıların dağılışını doğrudan etkilemiştir.

Canlılar hidrosfer, atmosfer ve litosfer ile sürekli etkileşim halindedir.

Ekosistem; niteliği, yapısı ve içindeki değişik elemanlarının oynadıkları rollerin zaman içinde sürekli gelişim göstermesi açısından dinamiktir.

Dünya ekosistemine ekosfer denir. Ekosfer kara, deniz ve tatlısu olmak üzere üç büyük ekosisteme ayrılır.

Su Ekosistemlerinin Doğal Sistemlerin İşleyişine Etkisi

Su, bütün canlılarda yüksek oranda bulunur.
Örneğin;
İnsan vücudunun %65’i, bitkilerin ağırlığının %60–85’i sudur.

Okyanuslarda bitki ve hayvan türlerinin çoğu güneş ışınlarının erişebildiği ilk 100 metre derinlikte yaşar.
Okyanuslarda geniş kumluk alanlar, yüksek dağlar, bitki ve hayvan topluluklarını barındıran bölgeler bulunur.Okyanuslarda farklı boyutlarda çok sayıda ekosistemler yer alır.
Okyanuslar iklim üzerinde önemli rol oynar. Yeryüzündeki ısı dağılımının yarısı okyanus akıntılarıyla taşınır.
Okyanusların yüzeyinde dalgaların etkisiyle deniz tuzlarınca zengin su damlacıkları (Aerosoller) atmosfere fırlatılır. Bu süreç biyosfer dengesi için son derece önemlidir.

Okyanuslardan atmosfere taşınan tuzlar yoğuşma ve yağış oluşumunda etkili olurlar. Aerosoller olmasaydı iklimler çok kurak olurdu.
Yağmur damlaları ile yeryüzüne inen tuzlar tarım alanlarının verimini artırırlar.
Akarsular, ekosistemlerin önemli bir parçasıdır.
Akarsuların yer altına sızan kısmı akiferleri, yüzeysel akışa geçen kısmıda göl, deniz ve okyanusları besler.
Akarsular birçok bitki ve hayvan türü için yaşam alanı oluşturur.
Akarsuların hızı, fiziksel ve kimyasal özellikleri barındırdığı hayvan türü ve sayısı üzerinde etkili olur.
Bir akarsuda eğim kesintileri ve çağayanların olduğu yerlerde biyolojik üretim ve çeşitlilik az olur.
Akarsuların bol alüvyon taşıdığı ve bulanık aktığı yerlerde canlılar için olumsuz sonuçlar doğurur.
Akarsuların yukarı çığırında engebe ve eğim fazla olduğu için akışları hızlıdır. Burada bazı böcekler ve alabalıklar yaşar. Orta çığırda eğim biraz azalır ve vadi genişler, bu kesimde balık türleri artar. Eğimin azaldığı ve akışın yavaşladığı aşağı çığırlarda plaktonlar artar. akarsu denize ulaşıyorsa ağız kesimlerinde tatlı su ile tuzlu su birbirine karışır. Buralar bitki ve hayvan türleri bakımından zengin alanlarıdır.

Su Döngüsü (Hidrolojik Döngü)

Su molekülleri; güneş enerjisi ve yer çekiminin etkisiyle litosfer, hidrosfer, atmosfer arasında hareket eder. Bu hareket sonucunda su döngüsü denilen sistem oluşur.

Okyanuslar, su döngüsünde önemli rol oynar.

Buharlaşma: Suyun sıvı halden gaz veya buhar haline dönüşmesidir. Okyanuslar, göller ve nehirler buharlaşma yoluyla atmosferdeki nemin yaklaşık %90’ını karşılar.
Terleme: Bitkilerin terlemesi ile olan buharlaşmadır. Atmosferdeki nemin yaklaşık %10’unu karşılar.
Yoğuşma: Havadaki su buharının sıvı hale geçmesidir.Yoğuşma, bulutları oluşturur.
Yağış: Bulutlardaki suyun katı veya sıvı halde yeryüzüne geri dönmesidir.
Yüzey akışı: Kar, buz erimeleri, yağışlar sonucu oluşan su ve bazı kaynak sularının eğim doğrultusunda akışıdır.Karaların yüzeyine düşen yağışın çok büyük bir bölümü akarsularla okyanuslara taşınır.
Yer altı akışı: Suyun yer altında oluşturduğu kanallar aracılığıyla akışa geçmesidir.


UstaDerslik