cografyam.org

Cografya Egitim Sitesi

DÜNYA'NIN HARİKALARI

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI NEDİR

Dünyanın yedi harikası olarak bilinen antik zamanların yedi yapısı nelerdir? Yedi harika: Mısır Piramitleri, İskenderiye Feneri, Babil ve Asma Bahçeleri, Efes- Artemis Tapınağı, Rodos Heykelleri ve Bodrum Mozolesi’nin tarihini ve yapılarını inceledik. Bunlar çeşitli yazarlarca, insanın yaptığı inanılmaz yapılar olarak, “harika” diye adlandırıldı. Bu yapıları derleyen yazarlar yapıların çoğunu görmemiştir. Bu yüzden birçok yazardan derlenen bilgilerle ve arkeolojiyle bilgiler doğrulanmıştır. Yapıların önemi, dönemin tekniklerine ve imkanlarına göre büyük çabalar gerektirmeleridir.

Harikalar birçok antik yazarın ve aydının ilgisini çekmiş, birçoğunun seyahate çıkmasını sağlamıştır. Bugün yeni keşiflere ve yapılara göre yeni “yedi harika” listeleri yayımlanmıştır. Bu yazdıklarımız antik dünyadan beri bilinen ve o dönemden beri aynı adla anılan “antik dünyanın yedi harikasıdır.”

1. MISIR PİRAMİTLERİ

Bizanslı Philon “Yığınla taşın yığınla taşla kaplanmış halidir” der. Firavunların “boşuna gururunu temsil ettiğini” söylerdi. Keops Piramidi en yüksek ve görkemli piramittir. 146 metre yüksekliktedir. 30′ ar tonluk 2 milyondan fazla taş blok kullanılarak yapılmıştır. Dünyadaki en büyük anıttır. Defin odası granit bloklarla kaplıdır. Taşlar büyük bir kusursuzluk içinde yerleştirilmiştir. Piramit kutsal bir yıldız hedefler ve kuzeye doğru bakar. 30 yıl boyunca yüz binlerce işçinin emeğiyle tanrı kral firavunun mezarı olması amacıyla yapılmıştır.

Firavun tanrı olarak benimseniyordu. En büyük piramidin(mezarın) sahibi Firavun Keops, ruhunun ebedi istirahati için 2600 yıl önce bu piramidi istedi. Mısırlılar ölümden sonraki yaşama çok önem veriyordu. Bu yüzden mumyalama çok önemliydi. Çünkü vücut ölümden sonra kullanılacaktı. Önemli eşyalar da mumya ile birlikte gömülürdü. Keops’un oğlu da yanında daha küçük bir piramit yaptırmıştır.

2. BABİL

Efsanelere göre cennet Dicle ve Fırat’ın arasındaydı. Bu iki nehir Mezopotamyaya hayat veriyordu. Efsanevi kraliçe Semiramis kanallar yaparak nehir sularını çorak toprağa vermiş ve çiçekler, bahçeler oluşmuştu. Babil bu zamanlardaki en büyük kentti. Girişindeki İştar Kapısı muazzam büyüklükte ve gösterişliydi. Mö.4-2 yy. larda Avrupa mağara devrini yaşarken, Mezopotamya’ da altın devir yaşandı. 5 bin yıl önce öyle sanat eserleri, inşaat teknikleri vardı ki bugün de etkileyicidir. Yazı da bu esnada icat edildi.

Babil şehrinin çevresi 100 km. civarında olup, bu şehri kurmak için kullanılan briketlerden ay’a kadar yol yapılabilir. Briketler nehir kenarlarındaki balçığın kalıplara alınıp kurutulmasıyla oluşan yapı birimleridir. Diğer meşhur bir yapı: Babil Kulesi 90 metre uzunluğundaydı. Tanrı Marduk’a adanmış bir kısmı hala ayaktadır. Bahçeleri kare temeldedir. Her tarafı 4 kat içerir. Bugün ayakta olmayan, yalnızca kalıntılarından anlaşılan bu bahçe ve Babil Şehir Kompleksi antik dünyanın yedi harikasındandır.

3. OLİMPİYA’DAKİ ZEUS HEYKELİ

MÖ. 700’lü yıllarda 4 yılda bir olimpiyat oyunları yapılıyordu. Kutsal niteliği olan bu oyunlarda savaşmak, savaş ilan etmek yasaktı. Kazananlara zeytin dalı verilirdi. Uzun süreli başarılı olan yarışmacılara maaş bağlanırdı. Olimpiyatlar halkların kardeşliği için bir araçtı. Zeus Heykeli de olimpiyatların yapıldığı Olimpiya şehrindeydi. Fildişi ve altından yapılmış olan 12 metre boyundaki Zeus heykeli o zaman ziyarete gelenlere üzüntüleri unutturuyordu. Bir hac yeri gibiydi, ziyaret edilmesi zorunluydu. Üzerinde: “Karmenias’ın oğlu Atina doğumlu Phideas benim yapımcımdır” yazıyordu. Bu eserden bugün yalnızca kitaplarda bahsedilir. Günümüze ulaşmamıştır.

4. RODOS HEYKELLERİ

MÖ. 225 yılı civarında yapıldığı söylenegelmiştir. Ege içindeki Rodos Adası’nda idi. Rodos’un eski uygarlığından çok az şey kalmıştır. Eskiden burada bir felsefe okulu da vardı. Ada 300’den fazla heykeliyle meşhurdu. Bugün kalan birkaç eserin sanatsal boyutu, ünlü heykeltraş Mikalenjelo’yu bile hayrete düşürmüştü. Bizanslı Philon Güneş tanrısı Helios’un onuruna dikilen meşale tutan insan(Colossus) heykelinden bahseder. 12 yılda yapılmış ve 60 yıl boyunca ayakta kalmıştı. Daha sonra yıkıldığı Philon tarafından anlatılmıştır.

5. İSKENDERİYE FENERİ

Nil Nehri kuzeyle güneyi birleştiren önemli bir ticaret yoluydu. Var olup olmadığı tartışma konusu olan bir fener Pharos Adası’nda bulunuyordu. Fener kelimesinin buradan geldiği söylenir. Dönemin kitap ve paralarında betimlenmiştir. MÖ. 80’de yapıldığı ve yüksekliği: 120 m. olduğu eski kaynaklarda anlatılmıştır.

ANADOLU’DA

Türkiye’nin batısında yer alan antik şehirlerin en eskileri İzmir, Milet, Efes, Bodrum ve Priene’dir. Milet ticaret şehriydi ve dünyaca tanınmış bir felsefe okulnuna sahipti. İlk filozof sayılan Thales, ilk dünya haritasını çizen Anaksimenes, Thales’in öğrencisi ve mikro- makro kozmos yasalarını formüle eden Anaksimandros mö. 6. Yy. da Milet’de yaşadı. Bölgedeki diğer bir şehir olan Priene kurulmadan önce planlanması ile bilinir. Türkiye’nin batısı İran ve Mısır’daki despot yönetimlerin aksine demokratik, yurttaşlara ev sahipliği yapan planlı şehirlere sahipti. 20 bin kişilik tiyatrolar bulunuyordu. Efes Roma İmparatorluğunun en zengin bölgesinin başkentiydi. Filozof Herakleitos da burada yaşadı. Antik dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı Selçuk-İzmir yakınlarındaki Efes’tedir.

6. HALİKARNAS MOZOLESİ

Türkiye’nin güneyindeki Bodrum(eski adıyla Halicarnasus, Ortaçağda Petronium) MÖ. 5-4 yy. larda Dorlar tarafından kuruldu. MÖ. 386 yılındaki barış antlaşmasından sonra Bodrum Pers hükümranlığına girdi. Persler bölgeleri satrap denilen valilerle yönetiyordu. Bodrum’un satrapı Mozol adlı biriydi. Politika ve entrika ile kendi başına bir devlet oluşturdu. Adına yapılan anıt mezar bugün dahi anıt mezarların adıyla anılmasını sağladı. Mozol öldüğünde gövdesi yakıldı ve külleri eşi Artemis tarafından içildi. Artemis daha sonra kocasının anısını yaşatmak için çok büyük bir anıt yaptırdı. Büyük mermer kaplı bir kaidenin üzerinde 38 iyonik tarzda sütunla oluşan bu yapının çatısı piramit biçiminde kat kat yükseliyordu. Kaidesiyle birlikte 43 metre idi. Diğer tüm anıtlardan farklı olarak pratik veya ruhani bir yarar beklemeden bir insanın aşkı için yapılmıştır. Mozole bugün yoktur. Kalıntıları İngilizlerce İngiltere’ye kaçırılmıştır.

7. ARTEMİS TAPINAĞI

Bugün kalıntıları olan tapınağın eskiden tanrıların bulunacağı kadar etkileyici olduğu konusunda antik çağın eserleri uzlaşır. 110 metre boyunda ve 55 metre genişliğinde bir temele sahipti. Beyaz mermerden yapıldı. 18 metre yüksekliğinde 127 sütuna sahipti. Zeus ve Ledas’ın kızı tanrıça Artemis’e adanmıştır. Artemis Yunanlılarda av tanrıçasıyken Anadoluda bereket tanrıçası ve tüm canlıların koruyucusu kabul edilirdi. Tapınak iki sıra halinde dizilmiş hafif sütunlara sahipti ve iyonik tarzı yarattı. Zarif ve incelikli bir tarza sahipti. Yunanlılar kadın ayaklarının vüdudunun 1/8’i olduğunu keşfetti ve sütunların tabanlarını böyle yaptı.     
    

 

Çin Seddi 
       Yapımına 2 bin 227 yıl önce başlanan ve günümüzde UNESCO tarafından koruma altına alınan dünyanın en uzun abidesi, Pasifik Okyanusu'ndan Orta Asya'ya kadar uzanıyor. 
       Büyük Çin Seddi, mevcut surları birleştirilmiş bir savunma sistemi şeklinde birbirine bağlamak ve Çin'i Moğol saldırılarından korumaya için inşaa edilmişti. İnsan eliyle bugüne dek yapılmış en büyük ve uzaydan görülebilen tek abide olan anıtın yapımında binlerce kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. 

 

Petra 
      Arab Çölü'nün bir ucunda bulunan Petra, Kral IV. Aretas'ın (M.Ö. 9 M.S. 40) imparatorluğu döneminde Nabataean'ın muhteşem başkenti idi. Su teknolojisi konusunda uzman olan Nabateanslılar, şehirlerini büyük su kanalları ve su hazneleriyle donatmışlardır. 
       Greko-Roman örneklerine uygun olarak tasarlanmış bir amfiteatr 4 bin kişiyi ağırlayacak kapasitededir. Bugün Petra'nın Mezar Sarayı, 42 metrelik Helen sitili El-Deir Manastırı'nın tapınak duvarıyla Orta Doğu kültürünün göz kamaştıran bir örneğini oluşturmaktadır. 

 

Kurtarıcı İsa Heykeli 
       Heykel 38 metre yüksekliğinde ve Rio de Janeiro şehrine tepeden bakan Corcovado Tepesi'nin üzerine yerleştirilmiştir. Brezilyalı Heito da Silva Costa tarafından tasarlanan ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından gerçekleştirilen bu anıt, dünyanın en çok tanınan anıtlarından biridir. Yapımı 5 yıl süren heykel Ekim 1931'de açılmıştır. 
       Yılda 1.8 milyon turisti kollarını açarak karşılayan heykel, şehrin ve Brezilya halkının sıcaklığının sembolü haline gelmiştir.

Chichen Itza Piramidi 
       Chichen Itza Piramidi (M.Ö. 800 öncesi) Yucatan Yarımadası, Meksika Chichen Itza, Maya medeniyetinin ekonomik ve politik merkezi olarak hizmet vermiş en meşhur Maya tapınak sitesidir. 
       Değişik yapıları Kukulkan piramidi, Chac Mol Tapınağı, Bin Kolonlar Geçidi, Tutukluların Oyun Sahası bugün dahi harikulade bir mimari alan ve mekân düzenleme göstergesi olarak kendini göstermektedir. Piramidin kendisi Maya tapınaklarının en sonuncusu hiç şüphesiz en büyüğüdür. 

 

Machu Picchu
       Inka İmparatoru Pachacutec 15. yüzyılda Manchu Picchu ("Eski Dağ") olarak bilinen dağda bulutlar içinde bir şehir inşa ettirmiştir. Bu muhteşem yerleşim merkezi And platosundan başlayarak balta girmemiş Amazon ormanlarının Urubamba Nehrine kadar uzanmaktadır. 
       İnkalar tarafından çiçek hastalığı salgınından dolayı terkedilmiştir. İspanyolların İnka İmparatorluğunu ele geçirmelerinden sonra şehir üç yüz yıl boyunca "kayıp" olarak kalmış ve 1911 yılında Hiram Bingham tarafından tekrar bulunmuştur. 

Roma Coliseum'u 
       Roma şehrinin merkezinde bulunan bu muhteşem amfi tiyatro başarılı lejyonerlerin ve Roma İmparatorluğu'nun onuruna inşa edilmiştir. Dizayn tasarımı bugün dahi geçerli olan bir anıttır ve yapılışından 2 bin yıl sonra modern stadyumlar Coliseum'un orijinal tasarımından etkilenmektedir. 
       Bugün, filmler ve tarih kitaplar vasıtasıyla bu arenada seyircilerin beğenisine sunulan acımasız dövüşler ve oyunlar hakkında daha fazla bilgi sahibiyiz. 

 

Tac Mahal
       Bu çok büyük anıt cami beşinci Müslüman Moğol İmparatoru, Jahan Şahın emir üzerine, vefat eden çok sevdiği karısının hatırasına ve onuruna inşa edilmiştir. Her yıl yaklaşık 3 milyon ziyaretçinin gezdiği beyaz mermerden yapılan saray, duvarlarla çevrili bahçelerin içinde yer almaktadır. 
       Tac Mahal Hindistan'da Müslüman sanatının en mükemmel bir mücevheri olarak kabul edilmektedir. Daha sonra İmparatorun burada hapsedildiği ve Tac Mahal'i koğuşunun sadece küçük bir penceresinden gördüğü söylenmektedir.

 

                                                                                               ANA SAYFA